Hürriyet

20 Nisan 2012 Cuma

Balık kapama

Malzemeler: Yarım kg. kefal, 1 büyük kuru soğan, 3 domates, 3-4 yeşil biber, 1 tatlı kaşığı domates salçası,1 çay kaşığı kırmızı toz biber, karabiber, 1 tane defne yaprağı, 1 çay bardağı su, kızartmak için zeytinyağ, üzerine kıyılmış maydanoz.

Yapılışı: Balık  bir parmak kalınlığında dilimlenip zeytinyağında kızartılarak borcama dizilir. Diğer tarafta soğan incecik kıyılır, ince kıyılmış biberlerle zeytinyağında kavrulup kabuğu soyulup doğranmış domates eklenerek pişirmeye devam edilir. Pişerken içine defne yaprağı atılır, pişince içinden alınır.Tuz, karabiber eklenir.1 çay bardağı su eklenip balıkların üzerine dökülür. Fırında veya ocakta 5-10 dak. kısık ateşte pişirmeye devam edilir.
                                       
                                         Fotoğrafları büyütmek için üzerlerine tıklayınız.








17 Nisan 2012 Salı

Kaşarlı tavuk sarma

      Malzemeler:3 tane tavuk göğsü, 6 dilim kaşar peyniri, 1 tane kuru soğan, 3 tane yeşil biber,3 tane domates, zeytinyağ, tuz, karabiber, kekik,2 tatlı kaşığı domates salçası, 2 çay kaşığı kırmızı toz biber,kürdan.
      Yapılışı:Tavuk göğüsleri uzunlamasına 3 parçaya bölünüp streç film arasında havan eliyle dövülüp inceltilir. Arasına kaşar dilimleri konup sarılarak kürdanla tutturulur. Bir tencereye konur. Diğer tarafta bir tavada soğanlar doğranıp zeytinyağında kavrulur. Doğranmış biberler de karıştırılır,kavurmaya devam edilir.Sonra domatesler eklenir.Biraz da öyle kavrulup içine salça ve baharatlar eklenir, daha sonra tavuklar yerleştirilir.Sıcak su eklenerek pişirilir.

16 Nisan 2012 Pazartesi

Alabaş turpu


     İstanbul'a gittiğim zaman semt pazarlarını dolaşmaya çalışırım. Nazilli'de oturmamıza ve sebzenin, otun bolca olup tüketilmesine rağmen İstanbul'da çok daha farklı ot çeşitleriyle karşılaşıyorum.Bunlar da İstanbul'da yetiştiği için değil, İstanbul pazarlarına her taraftan ürünün gelmesinden kaynaklanıyor. Burada tanıttığım Alabaş turpu da böyle bir sebze. Satıcıda ilk gördüğümde bir anlam veremedim. Turp ama turp gibi değil.Ne olduğunu sorduğumda çok lezzetli, hatta diğer turplardan daha lezzetli ve çok faydalı olduğunu söyledi.Üstelik te pahalı bir sebze, taneyle satılıyor. Hemen bir tane kesip dilimledi ve benim gibi merak edip gelen diğer müşterilere de paylaştırdı. Güzel,lezzetli ve gevrek bir turp.Hemen  bir tane aldım,üzerine limon sıkarak  tüketin uyarısını da dikkate alarak eve götürdüm. Tezgah üzerinde de fotoğrafını çektim. Eve döndükten sonra da internetten araştırma yapıp bilgiler aldım ve sizlerle de paylaşmak istedim.

ALABAŞ  TURPU
     Vitamin ve minerali bol, kalorisi ise az olduğu için dengeli beslenmede ideal bir gıda olarak kabul edilen alabaş, içerdiği vitamin ve minerallerle astım, kanser, katarakt, yüksek tansiyon, böbrek taşı, gözde leke, sinir sistemi hastalıkları ve felce iyi gelmektedir.

Bol lifli bir yapıya sahip olan alabaş; A, B1, B2, B3, B6 ve C vitaminleri yönünden oldukça zengindir. Ayrıca bol miktarda selenyum, demir, fosfor, kalsiyum, sodyum ve potasyum içermektedir.

Aynı familyadaki diğer sebzeler gibi, bedenin bazı kanser hastalıklarına yakalanma riskini en aza indirir: Bu kanser türleri arasında akciğer ve kalınbağırsak kanserleri sayılabilir.* İçeriğindeki antioksidan maddelerle kalp hastalığına yakalanma, felç geçirme ve katarakt illetine tutulma risklerini de önemli ölçülerde azaltır.

İçerdiği yüksek oranda demir ve folik asidiyle, kansızlığı ve ayrıca hamile kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığı taşıyan çocuk doğurma rizikosunu en aza indirir.

Bol miktarda potasyum ihtiva ettiği için, yüksek tansiyonu düşürür.

Ayrıca, böbrek ve safra kesesinden taş düşürmede, ses kısıklığında, bademcik enfeksiyonunda, romatizma rahatsızlıklarının hafifletilmesinde ve emzikli kadınlarda süt gelişini artırmada yararlıdır. Ayrıca sıkılarak elde edilmiş alabaş suyu, öksürüğe ve bronşite iyi gelir.

Orta ve Kuzey Avrupa ile Amerika’da yaygın olarak yetiştirilen alabaş, Türkiye’de, özellikle başta Karadeniz ve Marmara bölgelerinde de başarılı bir şekilde yetiştirilmektedir.


Ancak;

Turpgiller familyasındaki diğer sebzeler gibi, alabaş da bedenin iyot emilimini azaltabiliyor. Haftada 3-4 kezden daha sık yiyen kişilerin, iyotça zengin besinler ve iyotlu tuz almalarında yarar vardır. Özellikle içme suyunun az iyot içerdiği yörelerde bu durum dikkate alınmalıdır .

15 Nisan 2012 Pazar

Semizotu yağlaması

Malzemeler: 1 bağ semizotu, zeytinyağ, kese yoğurdu, kırmızı toz biber,tuz.

Yapılışı: Semizotu ayıklanır.İsterseniz kaynar suda bir-iki dak. bekletilir, isterseniz zeytinyağda çok az çevrilir.Bir tabağa alınır.Üzerine ezilmiş kese yoğurdu ve zeytinyağda kızdırılmış kırmızı toz biber gezdirilerek servis yapılır.

7 Nisan 2012 Cumartesi

Aydın otlarıyla rulo köfte

     Malzemeler: (Köfte için) Yarım kg. dana kıyma, 1 kuru soğan, 1 yumurta, maydanoz, kimyon, karabiber, kuru nane, galeta unu,1 küçük rendelenmiş patates,tuz.
     (Ot kavurması):  Isırgan otu, gelincik otu, ebegümeci,iğnelik otu, pırasa, zeytinyağ, domates salçası, kırmızı toz biber, çökelek.

     Yapılışı: Öncelikle köfte malzemeleri yoğrulup köfte hamuru hazırlanıp dinlenmeye bırakılır. Diğer tarafta  bir tencerede zeytinyağda doğranmış pırasalar kavrulur. İçine salça ve kırmızı toz biber karıştırılır. Önceden yıkanıp doğranmış eklenerek karıştırılır ve biraz pişirilir. Hafif rengi dönecek kadar. Daha sonra  Streç, alüminyum folyo veya kasap kağıdının üzerine köfte hamuru yayılıp inceltilir.


Üzerine ot kavurması döşenir.
Onun üzerine çökelek yayılır.

Kağıt yardımıyla köfte rulo şeklinde sarılıp bir fırın kapına tabanını yağlayarak yerleştirilir. Üzerine 1 yumurta akı sürülerek fırında pişirilir.

En son rulo köfte dilimlere ayrılarak servis yapılır.


Not: Bu otlar bulunamazsa yöreye uygun otlarla da yapılabilir.

26 Mart 2012 Pazartesi

Pırasa dolması

Malzemeler: Kalın pırasaların beyaz kısımları, pirinç, kuru soğan, salça, kırmızı toz biber, zeytinyağ, karabiber, tuz, kuru nane,
Yapılışı: Pırasalar uzunlamasına ortaya kadar bıçakla kesilir.Kaynayan suya atılıp yumuşayıncaya kadar haşlanır.

Soğuduktan sonra yapraklar halinde ayrılır. Zeytinyağlı dolma içi kavurarak hazırlanır. Pırasa yapraklarına uzunlamasına konup sarılır.Tencereye dizilir.

 Üzerine tereyağda kızdırılmış kırmızı toz biber gezdirilir. Limon suyu ve sıcak su eklenerek üzerine porselen tabak kapatılarak kısık ateşte pişirilir.

24 Şubat 2012 Cuma

Aydın'da ot kültürümüz

 Geçen Çarşamba günü bir işim nedeniyle Söke'ye gittim.Özellikle o günü seçtim çünkü Söke'nin pazarıydı.Bizler bu bölgede  her türlü yeşilliği çok tüketiriz. Ben de değişik otları,sebzeleri, meyveleri denemeye meraklı birisi olarak pazarda gezip otlara bakmasam olmazdı.Nazilli'de olmayan ama Söke,Kuşadası,Didim ve İzmir'de bulunan otları bulmak amacıyla pazarda karış karış gezdim.Otların satıldığı bütün tezgahlara uğradım. Köylülerin yanına gittim.Çeşitli otları aldım ve nazilli'ye öyle döndüm. Bu arada hangi otu aldıysam mutlaka nasıl pişiriliyor diye de sordum.
   Bugün size sadece otları göstereceğim, yemeğini, salatasını yaptıkça da tekrar yayınlayacağım.
 Ağzı kara


 Eşek helvası

 Hardal otu

Hindiba

Şevket-i Bostan
Sinavra

Aşağıda yayınladığım otlar da Nazilli ve çevresinde,köylerde  yetişen otlar.
 Acı marul
Azman (cibes)
Ebegümeci ve iğnelik
Ekşimcik(kuzu kulağı)
Eniş
Gelincik
Haşhaş otu
Kenker
Madımak (İç Anadolu)

Sarmaşık
Sirken
Soğan cücüğü
Zahter (Antakya)
Endive (Kıvırcık hindiba)

Ak bambul
Arap saçı
Bakla yaprağı
Deniz börülcesi
Enginar sapı
Kara bambul
Labada
Kaz ayağı
Yarpuz